[Açık Kürsü] 19. Bölüm: Açık Veride Lisanslama – Orçun Madran

Açık bilim, açık erişim, açık devlet, açık veri, açık teknoloji gibi kavramları uzmanlarıyla konuşacağımız Sertel Şıracı ile Açık Kürsü program serimizin 18. bölümünde Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Orçun Madran konuğumuz oldu ve sorularımızı yanıtladı.

– Açık Veri Neden Lisanslanmalı? Neden İhtiyaç Var?

– Mevcut Fikri Mülkiyet Haklarına Alternatif mi?

– Açık Veri Lisanslama Nasıl Yapılır?

– Lisanslama Modelleri Neler?

– Doğru Lisanslama Nasıl Seçilir?

– Creative Commons Nedir?

– Kendi Lisanslama Modelimizi Yaratabilir miyiz?

Yeni bölümlerimizi kaçırmamak için Youtube abonemiz olabilir, podcast kanallarımızdan (SpotifyApple PodcastGoogle PodcastDeezerSoundCloud vb.) takip edebilirsiniz. Programın deşifresini videonun altında bulabilirsiniz.

—-

Sertel Şıracı: Herkese merhaba, Açık Veri ve Teknoloji Derneği’nin Açık Kürsü programına hoş geldiniz! Açık verinin dijital külliyatını oluşturmaya çalıştırdığımız bu yeni bölümümüzde konuğumuz Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Sayın Orçun Madran, hoş geldiniz hocam!

Orçun Madran: Merhaba, Sertel Bey çok teşekkürler, sağ olun.

S. Şıracı: Bildiğiniz gibi aslında son zamanlarda biraz uygulamaya yöneldik, işin teorisine girdik çıktık. Ama konularımızı konuştuktan sonra genellikle bir süre sonra lisanslamaya gelmeye başladık. Sonuçta verileri açalım, evet bu verileri açarken de birtakım kurallarımız var mı olsa nasıl olur gibi bir durumumuz var. O yüzden de biz bugünün konusunu açık veri neden lisanslanmalı gibi bir genel başlığa ayırmış olduk ve size de ilk soracağım soru zaman kaybetmeden açık veri neden lisanslanmalı, neden buna ihtiyaç var gibi bir soruyla konumuzu başlatalım.

O. Madran: Şimdi aslında açık veride amaç verinin tekrar tekrar kullanılması, yeniden kullanıma sunulması. Bu kullanıma sunulma esnasında veri paylaşan kurumdan farklı kurumlar ve farklı kişiler bu veri kullandıkları için bunun hangi şartlar altında, hangi sınırlamalara dahil veya hangi serbestlikler kapsamında kullanılabileceği ile ilgili bilgiye sahip olmaları gerekiyor. Bunu normalde biz açık lisanslarla veya kendi kurumumuzun oluşturmuş olduğu birtakım farklı kullanım şartlarına beyanlarla belirtmediğiniz zaman yeniden kullanım aşamasında ciddi sıkıntılar ortaya çıkıyor. Örneğin bunlar ticari amaçlı kullanılabilir mi üzerinde birtakım değişiklikler yapılabilir mi? Farklı modifikasyonlar veya bizim mash up dediğimiz farklı sistemlerle entegrasyon içerisinde kullanılabilir. Bunlarla ilgili her seferinde veri paylaşan kişi ya da kuruluştan izin almak gerekiyor. Internet ortamında bu süreci çok rahat bir şekilde sürdürebilmek mümkün değil. Bu açıdan baktığımız zaman paylaşıma soktuğumuz açık verileri veya her türlü aslında kaynağı bir şekilde hangi şartlar altında kullanılabileceğini paylaşılabileceğini belirtmemiz gerekiyor. Aslında açık ifadesini kullandığımız zaman bunu belirli lisanslarla desteklemediğimizde bunun hangi şartlarla açık veya kapalı olduğunu söylemek de çok fazla mümkün değil. Bu anlamda aslında açık eğitimde, açık erişimde açık veri yapılar içerisinde bir kaynağı açık hale gelebilmesi için mutlaka işin lisans ayağının da belirlenmiş ve tanımlanmış olması gerekir.

S. Şıracı: Yani aslında tabii açık veri için biz normalde lisanslama ile zaten fikri mülkiyetle ilgili konuları zaten bir kenara bırakıyorduk. Fakat yapıyorsak da işte bu sebeple yapıyoruzu da açıklamış olduk. Hal böyle olunca tabii ki fikri mülkiyetle ilgili de bir konumuz var. Peki burada fikri mülkiyet haklarına bir alternatiften mi konuşuyoruz o halde ?

O. Madran: Aslında açık lisanslar, fikri mülkiyet haklarını destekleyen, beraber çalışan lisans yapıları. Her ülkenin kendi yerel kanunları var. Türkiye’de de FSEK olarak belirttiğimiz Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda sizin sahip olduğunuz herhangi bir içeriği oluşturmuş olduğunuz herhangi bir kaynağı otomatikman sizin telif hakkınız zaten verilmiş oluyor. Bunun için özel bir çalışma yapmanıza gerek olmuyor ama burada bu telif hakkının esnetilmesi farklı şekillerde aslında paylaşıma izin verilmesi için bu açık lisanslar kullanılıyor. Yani açık lisansları, mevcut yerel fikri mülkiyet haklarıyla beraber çalışan, onlarla eşgüdüm bir şekilde paylaşımı yeniden kullanımı mümkün kılan lisanslı olarak değerlendirebiliriz.

S. Şıracı: Evet bu noktada biraz daha işin derinine girelim. Bu lisanslamaya açık lisanslama nasıl yapıyoruz?

O. Madran: Şimdi burada aslında beyana dayalı bir yapı söz konusu. Tüm dünya üzerinde aslında açık kaynak kodla birlikte ortaya çıkan, özgür yazılımlarla birlikte ortaya çıkan yapıya benzer bir yapı var. Burada belirli açık lisanslar var, uluslararası boyutta kullanılan, örneğin Creative Commons gibi. Ya bu açık lisanslardan dünya çapında kabul görmüş standartlaşmış açık lisanslardan bir tanesini seçiyoruz ya da bizim kendi kullanım şartlarımız varsa özel kullanım şartlarımız bunlarla ilgili bir çalışma yapıyoruz. Burada herhangi bir otorite kuruluş yok, bir noter sistemi yok, bir veri tabanı sistemi yok. Burada tamamen kişinin veya kurumun beyanıyla ilgili bir durum söz konusu. Beyanda ilgili lisansların kısaltılmış versiyonları özel ikonları, belirli grafik yapıları ile beraber kullanılan bir model. Bu şekilde siz beyan ettiğiniz zaman internet ortamında veya örneğin basılı ortamda bu beyanınızı gören kişiler hangi şartlar altında bu çalışmaları kullanabileceklerini öğrenmiş oluyorlar.

S. Şıracı: Evet bu noktada bu lisanslama modelleri neler oluyor hocam?

O Madran: Creative Commons gibi bir yapıyı ele alırsak, burada aslında temel olarak iki farklı yapı söz konusu. Bunlardan bir tanesi bizim kamu malı dediğimiz yani üzerinde hiçbir telifin olmadığı cc zero olarak ifade edebileceğimiz bir yapı. Burada siz herhangi bir şekilde kendinize atıf verilmesine bile gerek olmadan içeriğinizi tamamen bir kamu malı haline dönüştürüyor. Diğeri ise telif hakkını yine sizde olduğu size atıf yapılması gerekli. Ama bununla beraber ticari amaçla kullanılıp kullanılamayacağı üzerinde değişiklik yapılıp yapılamayacağı, farklı lisanslarla paylaşıp paylaşılmayacağı şekilde belirli kısıtlamaları veya serbestliklerin getirdiği yapı var. Creative Commons içerisinde 6 tane farklı lisans yapısı bulunuyor. Eğer buradaki yapıyı kullanacaksınız, bu 6 lisanstan kullanacaksanız en geniş kapsamda en sınırlayıcıya kadar belirli bir yapı var. İsterseniz çok kısaca Creative Commons’tan da bahsedelim. Uluslararası bir aslında kuruluş, kar amacı gütmeyen bir kuruluş ve son kullanıcı için özellikle veya kurumlar için çok uzun sürebilecek veya yazılması zorlaşacak kullanım şartlarını otomatik hale getiren, bunları standart hale getiren bir aslında açık kültür hareketi. Bu hareket içerisinde belirli faz modelleri var. Bu modeller bir tanesini siz tercih ediyorsunuz ve bu lisanslarla beraber kendi oluşturmuş olduğunuz kaynağı içeriği, veriyi, eseri, hangi şartlarda paylaşabileceğini ve kullanılacağını belirlemiş oluyorsunuz. Herhangi bir şekilde biraz önce de belirttiğim gibi burada özel bir kayıt sistemi yok. Bu lisanslarla ilgili bir ödeme yapılması gerekiyor. Bir abonelik sistemi söz konusu değil. Yani sizin kendiniz şu şartlar altında bu çalışmalar paylaşılabilir, kullanılabilir gibi bir ifade de bulunmuyorsunuz. Ama buradaki hazır lisans koşullarından bir tanesini seçerek bu çalışmalara yer verebiliyorsunuz.

S. Şıracı: Evet, burada biraz daha konuyu açmak adına Creative Commons özelinde burada nasıl hizmet alınabiliyor veya işte bunun bir ücreti var mı, bunun bir eğitimi var mı, modellerden hangisini seçmemiz bizim için doğru gibi soruları sıralasam ne dersiniz?

O. Madran: Creative Commons’un aslında bir global yönetim merkezi var. Bu global yönetim merkezine bağlı da şubeler var. Bunlardan bir tanesi de Türkiye şubesi ve ben ve İlkay Holt görev yapıyor. Bunlar tamamen gönüllük esasına dayalı bir yapı. Burada da yine Creative Commons’ın kendi Global Websitesi’nden ya da Türkiye Şubesi’nin sitesinden lisanslarla ilgili detaylı bilgileri alıyorsunuz. Yaklaşık 3 4 sene önce lisansların türkçeleştirilmesi de de eski Türkçe çevirileri de tamamlandı. Buradaki bölüm içerisinden sizin kendi paylaşım, kurumsal politikanız ve çalışmanızla ilgili belirli sınırlamalar varsa bunlara karar verip lisanslardan bir tanesi seçiyorsunuz. Bu lisans seçimi sonucunda hem size basılı olarak kullanabileceğiniz bir ikon sağlanıyor hem de html olarak gömebileceğiniz kod blogu size sağlanıyor. Bunlar lisans seçme aracı sayesinde oluşturuluyor bu kodları ya da bu ifadeleri kendi çalışmanıza yerleştirmeniz lisanslamanın tamamlanmasıyla sonuçlanıyor. Herhangi bir ekstra çalışma yapmanıza gerek yok. Çok basit bir örnek isterseniz sizlerle paylaşayım. Bir ders notu hazırladınız pdf formatında hem internet üzerinden bunu paylaşacaksınız hem de örneğin basılı olarak paylaşacaksınız. Creativecommons.org’a giriyorsunuz. Lisans seçme aracından örneğin ticari amaçla kullanılamaz, atıf zorunlu olan lisanslardan birini seçtiniz. Bununla beraber size sağlanmış olan ikon ve küçük metni pdf dosyanızın görünen bir kısmına yerleştiriyorsunuz, bu internet ortamında paylaşılacaksa gerekli linkler de otomatik olarak hazır geliyor. Bu şekilde lisanslama işlemini tamamlamış oluyorsunuz. Eğer bunlarla ilgili herhangi bir sıkıntınız varsa kafanızda bir soru işareti varsa da info@creativecommons.org.tr adresinden istediğiniz gibi destek alabiliyorsunuz. Buraya herhangi bir problemle ilgili soruyla ilgili kafanıza takılan bir nokta varsa bunu belirttiğiniz zaman şubedeki arkadaşlar ve bize destek veren Hukuk Birimi’ndeki arkadaşlara biz bunu istişare ediyoruz. Size bir geri dönüşte bulunuyoruz. Aynı şekilde yurtdışındaki global siteden de bu şekilde destek alabilirsiniz.

S. Şıracı: Evet burada tabii açık veri kullanımı gittikçe artıyor ve herkes bu verilerden istifade etmesi için zaten açılıyor. Bu kurallar olmadığında da diğer kullanıcılar için söylüyorum. Burada logoları kullanıp lisanslayanlarda belki bir sorununuz olmayabilir ama bu lisansı almadan ya da üzerinden lisans etiketini koymama rağmen bunun aleyhine davranışlar ne ile yaptırımlar uyguluyoruz biz burada?

O. Madran: Burada aslında her ülkenin kendi yerel fikir ve sanat eserleri kanunu devreye giriyor ama buradaki avantajımız şu oluyor: Siz sitenizde belirli bir lisansla bu içeriği paylaştığınız zaman bir hukuki süreç içerisinde ben bu şartlarla paylaşmıştım ama bu şartlara aykırı bir davranış sergilendi denebiliyor. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun’da zaten bu eser sizin telifiniz altında o konuda bir herhangi bir sıkıntı yok. Ama siz aynı zamanda burada şartlarınızı da belirtiyorsunuz o zaman bu kişi örneğin şartları ihlal eden kişi ben bu içeriği nasıl kullanacağımı bilmiyorum. Ben ticari amaçla kullanılması gerektiğini görmedim gibi bir şeyi öne söylemiş oluyor. Bu da sizin herhangi bir hukuki süreçte elimizi kuvvetlendiren noktalardan biri oluyor. Internet ortamında zaten siz herhangi bir şey paylaştığınız zaman bunun copyright’ı yani telif hakkı zaten sizin oluyor. Ama işte ben bunu görmemiştim, internette olduğu için ben bunu serbestçe kullanabilirim zannediyordum gibi yaklaşımları arkasına sığınmasını bir anlamda engelliyor. Aslında biz birçok farklı sitede görüyoruz. Herhangi bir haber sitesine gittiğiniz zaman kullanım koşulları yazıyor. Siz buna karşı bir harekette bulunduğunuz zaman ilgili avukata diyecektir ki biz kullanım koşullarını yayınlamıştık buna uymamış kişi siz de bunu kendi bireysel veya kurumsal çalışmanız için gerçekleştirebiliyorsunuz. Aynı zamanda da gerçekten bu kurallara uygun davranmak isteyen kişileri de rahatlatmış oluyorsunuz. Çünkü bu içeriklerin nasıl kullanacağını kendi sitenizde kendi döküm anınızda çok açık bir şekilde belirtmiş oluyorsunuz.

S. Şıracı: Bu Creative Commons’ın alternatif başka uygulama var mı?

O. Madran: Creative Commons’ın alternatifi aslında açık kaynak kodlu özgür yazılım dünyasında var. Örneğin IMT dediğimiz birtakım farklı lisanslar var. Gnu dediğimiz farklı lisans türleri var ama Creative Commons kadar yaygınlaşmış olan ve hem ikon yapısı olarak hem de içerik olarak kullanıcılara daha tanıdık gelen daha farklı bir lisanslama şekli yok. Ama ülkelerin kendi içlerinde veya diğer kurumların kendi içlerinde yapmış oldukları farklı lisanslama modelleri olabilir. Onlar herhangi bir problem yok ama burada yaygınlık olarak ve kullanım kolaylığı olarak baktığımız zaman aslında Creative Commons’ın bir benzerinin olmadığını söyleyebiliriz. Zaten açık kaynak kodla ilgili çalışmalar da özgür yazılımla ilgili çalışmalarda Creative Commons lisans kullanması tavsiye edilmiyor. Onlar için açık kaynak kodla ilgili lisanslamaların kullanılması tavsiye ediliyor ama bir resim paylaşımında bir akademik yayın paylaşımında bir kitap paylaşımında bir müzik eseri paylaşımında yani bilgisayar yazılım haricinde peki diğer bütün paylaşımlarda kullanması uygun olarak değerlendiriliyor.

S. Şıracı: Peki kendimize ait bir lisans modeli yaratmamız mümkün mü burada?

O. Madran: Herhangi bir şekilde buna bir engel yok. Biraz önce belirttiğim gibi örneğin haber sitelerinin kendi sayfalarında ki kullanım şartları bir lisans örnektir. Ama buradaki sıkıntı şu bir lisanslama yaptığı zaman siz daha iyi değerlendirirsiniz avukat olduğunuz için çok uzun metinler yer alıyor ve bu metinleri son kullanıcının anlaması zorlaşıyor. Creative Commons’ta bizim tapu olarak ifade edecek uzun metinlerle beraber bunun kısaltılmış versiyonları da var. Yani normalde çok uzun, avukatların hukuki süreçlerde değerlendirebilecek bir metinlerin çok özetlenmiş halleri var. Bu özetlenmiş hallerinden dolayı aslında Creative Commons lisanslarının tercih edilmesi daha uygun olabilir. Aksi takdirde siz de bugün oturduğunuz zaman ve paylaşacağınız bir içerikle ilgili kullanım şartlarını kendiniz belirleyebilirsiniz. Aynı zamanda da bu ikon yapıları tanıdık olduğu için yani konu gördüğünüz anda hangi şartlara sahip olduğunuz da değerlendirebiliriz. için bir avantaj oluşturmuş oluyor ama normalde siz örneğin lisansları temel alıp kendi avukatlık büronuz için, kendi okulunuz için, kendi kamu kuruluşunuz için özel bir lisans oluşturabilirsiniz. Ama bu özel lisansı son kullanıcının baştan sona okuyup haklarını yeniden oluşturması lazım. Halbuki örneğin ben cc bay ifadesini gördüğüm zaman atıf yapmak zorundayım ama ticari amaçla kullanabilirim, üzerinde değişiklik yapabilirim diye bir anda bunu anlamış oluyorum. Ama özel bir kurumu kullanım şartlarına her satırını çok dikkatli bir şekilde yeniden ve yerinden okumak zorunda kalabilir.

S. Şıracı: O halde aslında güven de veriyor bir yandan da bakarsak.

O. Madran: Uluslararası standartların içinde yer aldığı için bu değerlendiriliyor. Önümüzdeki yıllarda Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu büyük bir değişiklik yapılırsa ki bu da ihtiyaç var gelişen teknoloji ile beraber. Belki bu lisanslarla eşgüdüm sağlayabilecek birtakım çalışmalar da yapılabilir. Diğer ülkelerde de buna benzer çalışmalar var ama belki önümüzdeki yıllarda Türkiye de benzer gelişmeler yaşayabilir.

S. Şıracı: Tam yeri gelmişken son olarak hem eklemek istediklerinizi alalım sizden hem de bu kültürün devamının kıymeti ve devamın sağlanması için neler yapmamız gerekir?

O. Madran: Şimdi açık veri özelinde konuşacak olursak, kamu kuruluşları ciddi anlamda bu konular üzerinde çalışıyorlar. Her geçen gün belediye sayısı artıyor açık veri portalını açan. E Devlet’te önemli çalışmalar var. Dijital Dönüşüm Ofisi kapsamında çok önemli çalışmalar var. Öncelikli olarak burada aslında açık içerikleri paylaşırken açık insan sık kullanmadığımız zaman son kullanıcı açısından bunları erişilebilir ama kullanılabilir olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Öncelikle bunları belli bir noktaya getirmemiz lazım. Yani açık lisansları mutlaka bu ekosistem içinde belirli bir yere oturtmamız lazım. Bunlar haricinde mümkün olduğu kadar standart paylaşım özelliklerinden hareket etmemiz lazım. Yani bireysel olarak veya kurumsal olarak özel bir lisans üretmek değil ama belirli standart lisans ları kullanıma yönelmemiz lazım ki uluslararası boyutta burada birtakım eski günler sağlayabilirim. Bir de açık kültürden faydalandıkça örneğin bir açık veri deposundan bir beri çektiğimiz zaman kendi verilerimizi de buradan faydalandığımız için açık veri olarak paylaşma konusunda bir iç politika da oluşturmamız lazım. Bu da çok kıymetli çünkü bundan faydalandıkça siz ancak geri dönüşümü veya işte topluma fayda sağlamayı da bu şekilde gerçekleştire bilirsiniz. Bunu açık eğitim kaynaklarında görüyoruz. Yani siz açık bir dersten faydalandığınız zaman dersinizi de açık paylaşma yolunda bir davranışınız oluyor. Aynı şekilde açık veriyle ilgili de çalışmalar burada gerçekleştirilebilir. Özellikle kamu kaynaklarıyla oluşturulmuş olan içeriklerin açılması çok çok önemli ama aynı zamanda da şeffaflık sağlayabilir için demokrasi daha ileri bir noktaya taşıyabilmek için de kamu kuruluşlarının verilerine belirli güvenlik açıkları yaratmayacak şekilde açık lisanslayıp belki anonimleştirip paylaşmasını çok faydalı olacağını düşünüyorum.

S. Şıracı: Evet, çok teşekkür hocam, kırmadınız geldiniz. Değerli izleyenler Açık Veri ve Teknoloji Derneği’nin Açık Kürsü programının bugün de sonuna geldik. Konuğumuz Orçun Madran’dı. Kendisinden açık lisanslama ile ilgili ayrıntıları almış olduk. Hocam tekrar çok teşekkür ederiz.

O. Madran: Ben teşekkür ederim. Görüşmek üzere, sağ olun iyi çalışmalar.

Paylaşın