[Açık Kürsü] 30. Bölüm: Veri Mahremiyeti – Mert Can Boyar

“Mümkün olduğu kadar açık, gerektiği kadar kapalı” mottosuyla yola çıkan; açık bilim, açık erişim, açık devlet, açık veri, açık teknoloji gibi kavramları uzmanlarıyla konuştuğumuz [Açık Kürsü] program serimizin 30. bölümünde Av. Arb. Okşan Gülşen Uz’un konuğu Verilogy Kurucusu ve Bilgi Universitesi Privacy Innovation Lab Direktörü Mert Can Boyar’ı ağırladı.

Bu bölümde;

– Veri Mahremiyeti Nedir?

– Veri Mahremiyetinin, Gizlilik ve Güvenlik Bağlamında Farkları Neler?

– Veri Mahremiyetini Tehdit Eden Unsurlar Neler?

– Çerezler, Arka Plan Uygulamaları, Veri Analizi gibi Tehditler Örnek Olarak Verilebilir mi?

– Veri Mahremiyeti Tehditleri İçin Çözümler Neler?

– Açık Veri ile Veri Mahremiyeti İlişkisi için Neler Söylenebilir?

Başlıklarını gündeme taşıyoruz.

Yeni bölümlerimizi kaçırmamak için Youtube abonemiz olabilir, podcast kanallarımızdan (Spotify, Apple Podcast, Google Podcast, Deezer, SoundCloud vb.) takip edebilirsiniz. Programımız yayınlandıktan sonra konuşmaların deşifresini aşağıda bulabilirsiniz.

Okşan Gülşen Uz: Herkese merhaba, ben avukat, arabulucu Okşan Gülşen Uz. Açık Veri ve Teknoloji Derneği Genel Sekreteriyim Derneğimizin bir misyonu olarak bir alanı olarak yerine getirmeye çalıştığımız Açık Kürsü programımızda yeniden sizlerle birlikteyiz. Açık veriyi enine boyuna her yönüyle incelemeye çalıştığımız ve bir dijital külliyat oluşturmaya çalıştığımız Açık kürsü programımızda bugün çok kıymetli konuğum Mert Can Boyar ile Birlikteyim hoş geldiniz,

Mert Can Boyar: Hoş bulduk, iyi yayınlar şimdiden davet için teşekkür ediyorum.

Okşan Gülşen Uz: Çok teşekkür ederiz. Mert Bey biz hep Açık kürsü programında açık veri, veri, kişisel veri, açık veri platformları üzerine sohbet ediyoruz. Tabii çok önemli başlıklardan bir tanesi de sizin de ilgi alanımız kapsamında. Bugün veri mahremiyeti hakkında sizinle sohbet etmek istedik. Ben sorularımı yöneltmeye başlamadan önce sizi biraz tanıyabilir miyiz? Mert Can Boyar ne yapar verilerle ilgili?

Mert Can Boyar: Mert Can Boyar ne yapmaz ki oluyor birazcık benim tarafımda maalesef bu sorunun cevabı çünkü yaklaşık beş yıla yakın oldu. 2017 Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldum. Sonra stajımı tamamlarken çalıştığım büroda çok büyük oranda kişisel veriler, şirket birleşme devralmaları ödeme sistemleri gibi. Böyle hep aslında bilişime dokunan noktalardaydım 2018 gibi bir tarihte başlamış olmak tam işte KVKK’nın en böyle yanar döner olduğu dönem. Herkesin işte ne yapacağız ne edeceğiz dediği döneme geldik. Ben şey diyorum biz KVVK Bebeğiyiz aslında benim jenerasyon avukatlar. Fakat ben ilk başta kendi işimi aslında bir stajyer avukat olarak yaptım dokümantasyonu hızlandıran bir böyle ofisten çıktıktan sonra hafta sonları geliştirdiğim bir proje olarak başladı sonrasında ama beş yıllık bir Verilogy isimli hikayeye dönüştü bu hikayeyi de aslında bir teknoloji girişimi Verilogy ben 1.5 sene sonra kadar 2019 sonu itibariyle artık avukatlık şeyini bırakıp aslında tam zamanlı girişimciliğin başında duran bir yol izledim. Fakat avukatlıktan kurtulamadım hiçbir şekilde. Çünkü bir anda Verilogy var bir anda şimdi geçen sene itibariyle başladığım bir Bilgi Üniversitesinde rol var. Hukuk Fakültesi altında Leyla Hoca bir laboratuvar kurmak istedi aslında dört laboratuvar kurdu. Bunlardan bir tanesi de Privacy Inovasion Lab’di ve bu yüzden ben şu an haftanın iki üç günü kadar Bilgi Üniversitesinde aslında hem lisans öğrencileri hem yüksek lisans öğrencileri ile birlikte yine mahremiyet, gizlilik bu alanda inovasyon nasıl yapılır, burada geliştirilebilecek mahremiyet takdirici teknolojiler nelerdir? gibi soruları sorarak aslında farklı projeler yürütüyoruz. Şimdi son olarak da yaklaşık 2.5 ay önce başlayan yine böyle bir hobi projem yine kişisel verile ilgili bir çizgi roman yazmak oldu. İnsanları bunun önemini anlatan ya da bunun önemini bilen fakat bu alanda uzmanlık kazanmak isteyen özellikle avukatların içerideki uyum ekiplerinin büyük şirketlerdeki nasıl teknoloji ve hukuka daha hakim olup bir mahremiyet mühendisliği öğrenebilirim dediği noktada aslında ulaşabileceği bir kitap. Şimdi işte biliyorsunuz yarın Dünya Veri Koruma Günü data privacy day de bunun için bir challenge hazırladım. Bu çizgi roman hikayesi üzerinden insanları böyle haftalık puzzle’lar yeri geldiğinde kriptoloji, yeri geldiğinde belli şeyleri buldukları oyunla gene gizli öğretiyorum gibi düşünebilirsiniz.

Okşan Gülşen Uz: Çok teşekkür ederim. Klasik avukatlık zaten dönemini tamamladı. Ben tabii size göre biraz daha kıdemli bir avukatım ama hep konuştuğumuz bir şey artık avukatlıkta da ulaşımlar söz konusu olması lazım. Bahsettiğiniz kişisel veri mahremiyeti gerçekten de hem avukatın uğraştığı işler noktasında hem de aslında hukukun belki de çizdiği perspektif noktasında bizim için her geçen gün önemini arttırıyor. O zaman ben hemen vakit kaybetmeden sorularıma geçmek istiyorum. Müsaade ederseniz her şeyden önce veri mahremiyeti deyince ne anlamamız lazım? Çerçeve çizebilir misiniz bize?

Mert Can Boyar: Tabii ki çizemem ama denerim çünkü gerçekten bir çerçeveye sığmayan bir kavram. Yani çok sevdiğim bir şeyle başlamak istiyorum alıntı ile başlamak istiyorum. Edward Snowden çok güzel bir lafı var diyor ki: Gizleyecek bir şey yok bu yüzden mahremiyet istemiyorum demek söyleyecek önemli bir şeyim yok bu yüzden ifade özgürlüğüne de ihtiyacım yok demekten farksızdır der mesela ve bu bence çok anlamlı bir noktada geldi. Hem kendi kişisel deneyimleri işte kahraman mı, ihanet mi etti? Bir sürü aslında farklı orada sorduğumuz sorular da var. Fakat doğru bir soru sordu, bu çok doğru bunu kimse yansıyamaz bu alıntıyı. Çünkü gerçekten hem kaybettiğimizde sadece değerini anladığımız gerçekten sağlık gibi bir unsur hem de cevap vermeye çalışırım dediğim gibi o kadar farklı noktada hayatımıza girdiği ilk noktalara baktığımızda dini kitaplarda da görüyoruz. Oradan temel bir insan hakkına dönüştüğünü görüyoruz. Oradan işte benim dört harfler diye adlettiğim KVKK, GDPR bunların hayatımıza girmesiyle bambaşka bir bağlamda yine karşımıza çıkan özetinde bir temel insan hakkıdır aslında. Fakat burada şöyle bir şey var, bunu kaybetmeden anlamıyoruz diyoruz ama aslında kaybettiğimizi anlamamız çok zor oluyor. Çünkü panoptikon vardır bilirsiniz ve bunun tek bir amacı vardır. Oradaki mahkumları sürekli izlendiğini hissetmeleri ve bunun oradaki topluluğu aslında birazcık daha kontrol etmeye yaraması. O yüzden biz aslında şu an her gün Instagram’da Sosyal medyada gayet masum bir şekilde zaman geçirdiğimizi düşünürken aslında oradayken bile şeye dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü biz izlendiğimizi bildiğimiz için artık çoğu insan artık bunun en azından birazcık farkında. Ama şöyle bir şey var siz izlendiğin zaman gerçekten sizin davranışlarınız yürüyüşünüz bile değişiyor ya da yaratıcılığımız bile kısıtlanabiliyor. O yüzden kaybettiğimizde anlamıyoruz ama etkilerini semptomları çoktan hissediyor olabiliyoruz. Buradaki savaşta kaybettiğimiz şeyler aslında çok daha temel insan haklarına dayanıyor. Yani bizim ifade özgürlüğümüzden tutun, yürüyüş hakkımızda demokrasilerin doğru çalışıp çalışmasına kadar. Bu savaşın aslında mağduru yine biz oluyoruz. Çünkü mahremiyet olmadan dediğim gibi o kadar farklı noktalara değiniyor ki ne siz bir demokrasiyi sağlıklı bir şekilde işletebilirsiniz, ne bir ifade özgürlüğü var diyebilirsiniz, ne de bir yürüyüş hakkını aslında şey yapabilirsiniz çünkü siz mobeselere yüz tanıma teknoloji taktığınız anda gayet meşru bir yürüyüşken istenmeyen fişlemelere maruz kalabiliyorsunuz ya da attığınız bir yorumdan dolayı, tweet’den dolayı bunları anonim atamadığınız için artık doğrudan soruşturma bir işlem başlatılabiliyor. O yüzden şu an doğrudan içinde bulunduğumuz dünyada farkında olmadan bu gibi kısıtlamaları hem bizim davranışlarımızı hem de temel hak ve özgürlüklerimize bir şekilde eriştiğini bunları ihlal ettiğini görüyoruz. Kaldı ki şu an kuantum bilgisayarlarda geldiğimiz 53 kübit ile birlikte yapılan kuantum süpürmesi testlerinin geldiği noktada biliyoruz ki 4-5 yıl içerisinde NSA çölün ortasında büyük veri depoları oluşturuyor. Sırf şu an içini göremediği şifreli metadataları şifreli şeyleri iletişim datalarını tutuyor. Çünkü kuantum bilgisayar geldiğinde ben bunların hepsini geriye çevirebileceğim eğer bunlar kuantum proof olmadıysa geçiren algoritmalar vesaire ya da seçim kampanyasının örneği şuydu: Artık bizi o kadar iyi tanıyorlar ki mikro segment diyoruz artık buna. Bu mikro segment sayesinde bir siyasi parti çıkıp bir kesime farklı bir seçim kampanyası vaati politikası, bir kesime farklı ya da bir bölgeye farklı yapabiliyor ve bunlar tek bir seçimde yüzlerce maske takarak yapabiliyor. Bunu niye önemli diye sorduklarında bunlar yüzünden önemli. Bunlar küçük küçük tek başına bir şey ifade etmiyor ama gittiğimiz nokta gerçekten çok kötü. Son olarak ticari nokta bu bağlamda söylemek istiyorum çünkü aslında bu GDPR’mış KVKK’mış tüm bu kanunların çıkma noktası buydu. O da bizim tek birimizin verisi belki o kadar önemli değil, bağlama göre değişir belki çok önemli bir yere geldiğimizde karşımıza çıkabilir ama çok fazla insanın çok fazla verisini toplayan bu teknoloji devleri aslında buradan bir değer yaratmaya başladılar. İşte veri yeni petroldür artık şey olmuş tozlanmış söylenmesi tam olarak buradan geliyor.

Okşan Gülşen Uz: Teşekkür ederim. Evet, yani veri kavramı ve veri kavramının her geçen gün taşıdığı önemli düşünüldüğünde veri mahremiyetine bir sınır çizmek gerçekten çok zor. Dolayısıyla alanı etkileyen ilgilendiren bir konu ama çok önemli söylediğiniz bir konu insanların bu konuyla ilgili farkındalığının yavaş yavaş gelişmeye başladığını görüyoruz. Gerçekten de gerek ülkemizde de yasal düzenlemelerle belki her gün içine girdiğimiz dijital süreçlerde dahil olmak üzere burada hani veri, verinin önemi ve söylediğiniz gibi mahremiyet meselesi artık insanların kafasında bir şekilde bulunan kavramlar olarak karşımıza çıkıyor. Peki tam da o zaman bu bağlamdan kopmadan veri mahremiyeti konusunda belki gizlilik ve güvenlik meselesine de değinebiliriz birlikte diye düşünüyorum. Çünkü zaman zaman bunlar yerine birbirinin yerine kullanılan, karıştırılan bazen hususlarda olabiliyor. Veri mahremiyetinde gizlilik ve güvenlik meselesinin farklarını nasıl ortaya koyabiliriz?

Mert Can Boyar: Burada şunu aslında konuşarak başlayabiliriz. Bilgi Üniversitesindeki laboratuvardan bahsettim burada. biz geçtiğimiz sene bir yüksek lisans programı açtık. Leyla hocanın önderliğinde yine Privacy Engineering Track programımızın ismi yani mahremiyet mühendisliği diye bir kavram aslında var. Bunu aslında Türkiyede nasıl daha fazla yayabiliriz bizim laboratuvar olarak motivasyonumuz. Burada şunu söyleyebilirim ben beş yıldır kendime bir gizlilik avukatı olarak tanımlıyorum mahremiyet avukatı gizli kullanıyorum. Daha çok ama gizlilik mühendisi olmaya çabalayan bir gizlilik avukatı derim ben hep kendime. O da şu demek yani evet hukuku bilmemiz çok önemli bir avukat olarak zaten orada olma sebebimiz o. Ama maalesef eğer biz sadece hukuk nosyonu kalıp, teknolojinin çok iyi anlamazsak sistemleri daha iyi tanımazsak. O verinin hayatındaki tüm aslında akışı canlandırmıyorsa simüle edemiyorsak gözümüzde oradaki risklerin yüzde ellisini gözden kaçırmış oluyoruz. Bu yüzden bu disiplin ortaya çıkıyor ve diyor ki hukuku da bilen, teknolojiyi de bilen, güvenliği de bilen inter disiplinel bir yeni rol bulalım. Biz bu privacy engineerlar girip sadece hukuki görüş verip çıkan bir avukat gibi olmasın veya bir gizlilik politikası yazıp iki tane politika yazıp KVKK projesi yaptık diyen avukat olmasın. Bu avukat gerçekten girdiğinde veri tabanlarında dolaşabilirsin belli sorguları kendi atabilsin networkü takip edebilsin. Yani dediğim gibi inter disiplinel bir rol gerekiyor. Hukuk temelli olması ilk tercihi genelde olmuyor. Benimki biraz zorundalıktan oldu ama demeye çalıştığım şey şu yani birbirinden ayıramayız bunları. Yani bunlar çok net çizgileri olan şeyler. Ama şu an gittiğimiz noktada şirketler şu yeteneğin peşindeler. Ben nasıl güvenlikten de anlayan, hukuktan da anlayan, mahremiyetten de anlayan bir kendime kualife yetenek havuzu oluşturabilirim. Çünkü bunu yaptığınız zaman gerçekten sizin bir şey yapıp sonrasında uyumlu hale getirmekle uğraşmanızdan çok daha farklı oluyor her şey. Burada da hani privacy engineer’ın yine bir engineering olması sebebiyle daha mühendislik ile tanımlıyoruz. Burada şu tanım bence sizin sorunuzun cevabına geliyor. Şimdi bilgi güvenliğinde temel bir üçgenimiz vardır CIA diye geçer. Yani gizliliği bütünlüğü ve erişebilirliği korumaya aslında sağlamaya çalışır bilgi güvenliği dediğimiz şey fakat privacy engineer olarak girdiğimizde buna yeni bir üçlü getiriyoruz. Bunlardan bir tanesi verin üzerindeki kontrol yani intervinability diye geçiyor bu. Bu aslında veri koruma kanunlarında verdiği ilgili kişi hakları olarak bildiğimiz veri üzerindeki kontrolü, insanları verme, dördüncü şeyimizi üstüne ekliyoruz gibi düşünün. Unlinkability yani bu aslında kişiyi ilişkilendirememe sorunu, o da siz bir işlemin gerçekleştiğini bilebilirsiniz. Ama işlemi kimin gerçekleştirdiğini bilmemeniz ya da işte bir kişinin bir olduğunu sağlık veri tabanında olduğunu bilmeniz ama onun hangi hastalıkla ilişkilendirdiğini bilmemeniz gibi bu ikisini ayırabilme yetisi de aslında 4. 5. sütunumuz oluyor. 6 da aslında şeffaflık yani en net kendini açıklayan ilkemiz o yüzden böyle diyorum. Gerçekten privacy evet CIA ile birlikte düşünemezsin çünkü farklı noktaları konumlandırıyorlar. Ama bu üç yeni sütunla birlikte gerçekten aslında privacy engineer’ın hangi şeyleri ilkeleri gözetmesi gerektiğini, yaptığı her kararda anlamasını sağlayabiliriz.

Okşan Gülşen Uz: Kesinlikle Teşekkür ederim. Tam da aslında bu bağlamda o zaman veri mahremiyetini tehdit eden unsurlar sizin de az önce ifade ettiğiniz gibi tabii ki çeşitli politikalar metinler. bunun altındaki teknik yapının kavranılması anlaşılması çok önemli. Çeşitli çerezler, arka plan uygulamaları, veri analizi gibi yöntemler bu bağlamda sayılabilir mi sizce? Veri mahremiyetini tehdit eden unsurları şöyle bir sıralamak gerekse nasıl bir liste çıkartabiliriz?

Mert Can Boyar: Yani her zaman insan faktörü tabii ki bir numara olacak. İnsan faktöründen de kastım bu bir devlet olabilir. Bunun arkasındaki insanlar olabilir. Bu bir reklam ağı olabilir. Her farklı web sitesinde bize bir id atayıp. Bu id ile birlikte biz hangi web sitesindeyiz neyi aradık, ne yaptık, ne kadar zaman geçirdik. Bununla birlikte bizim üzerimizde bir profil oluşturmak isteyen bir kişi olabilir. O yüzden insan faktörü bir. İki burada tabi şu da var istihbarat servislerinin neler yaptığını da yine Edward Snowden’a bir kere daha atıf yapacağım ama hani bu ortaya çıkan ve Five Eyes diye bir oluşum var buradaki aslında tüm bu ülkeler birbirinin şeyini tüm kaynaklarını kullanarak tüm dünyayı gözetliyorlar. Yani bu bence yine insanın şeyinin içine girer ama cevabı insan oluyordu ama toparlamak gerekirse sizin şeyinizde bence mahremiyeti en büyük şeyi şu anda yapay zeka uygulamaları şu anki trendi takip ettiğimiz zaman bunun dışında bence gerekiyor yani kapitalizmin mikro segmentasyondan bahsetmiştim. Yani bize en yakın arkadaşlarımızdan ya da yeri geldi ailelerimizden ve kendimizden bile daha iyi tanıyan birilerinin olması da yine bu gözetim kapitalizmini koyabiliriz. Burada direkt sistemin kendisini koyabiliriz ama dediğim gibi Türk milleti olarak tehlikemiz seçim dönemi geliyor. Şimdi gelişmiş ülkelerin demokrasilerinin ne kadar yerle bir olduğu senaryoları gördük. Cambridge Analytica, Brexit’larda, Kenya’da o şey koymuyorum. ama geçmiş örnek olarak o yüzden bizim gibi gelişme ülkelerde 10 kata kadar ihlal ve aslında bu manipülasyon yapılıyor, her taraf tarafından yapılıyor dedi. Şey yapmak istemiyorum. Hedef göstermek istemiyorum ama bunların farkında olmamız gerekiyor. Mesela sırf bunun farkında olmak bile şu an bence en güncel tehdide karşı. İşte burada şeylerin, toplum örgütlerinin bence sivil toplum kuruluşlarının bu farkında artırması gerekiyor vesaire vesaire tehdit her yerde diyerekten yine böyle bir genel cevap vermiş olayım.

Okşan Gülşen Uz: Sağ olun o zaman tehdit her yerde ise buna mukabil tehdit için çözümler neler olabilir, biraz da bunlardan bahsedebilir miyiz? Gerçekten de tehdit her yerde çok geniş bakıyoruz buna. Peki veri mahremiyet ile ilgili ortaya çıkan bu tehditler için çözümler neler olabilir?

Mert Can Boyar: Bir numaralı şey gerçekten son dört yıldır teknoloji geliştirdiğim için bu alanda ve bu alanda bir şeyleri çözmek için bu önlemleri geliştiren şirket olmak istediğimiz için bunun teknoloji ile çözüleceğine hep inandım ve hala inanıyorum. Fakat gerçekten aslında farkındalığa dönüyor iş. Yani burada biz ne kadar bireyler tüketiciler olarak da gerek şirketler olarak da sistemlerimizi buna uygun hale getirsek de belli yatırımları yapsak da belli konfigürasyonları kursak da mahremiyetimizi arttıracak şekilde günün sonunda bir insan hatasına bakıyor ve o insan hatası da tamamen bilgisizlikten ve cahillikten oluyor diyebilirim. O yüzden bence en önemli nokta farkındalık. Bununla birlikte mahremiyet tartıcı teknolojilerden bahsettim. Burada neyi kastediyorum? Aslında belli anonimleştirme teknolojileri veya sizin aldığınız faydayı aynı şekilde tutup sizin kimliğinizi ortaya çıkarmadan size belli hizmetleri verebilen alternatifler. Twitter kullanma kendi master sunucunu kur gibi ya da işte Google drive kurma kendi işte bir tane rasperry pi al onu cloud olarak kullan gibi gibi gibi. Hani ya da ötesine git. Java Script çalışmasını engelle browser’ında online takibi teknolojilerin çoğunu ortadan kaldırabilir. Burada tamam bir menfaat şeyi var yani gerçekten fayda mı, mahremiyet mi dengesi gerek bizim uyum sürecinde profesyonel olarak karşımıza çıkan bir şey ama gerekse de gerçekten vatandaşlar tüketiciler olarak da belli şifreleme protokollerini kullanabilirim ve bunları bunlardan geçirmeden herhangi bir cloud servis kullanmıyor olabilir. Sırf o cloud servis erişim olmasın diye bir yöntem olur ama bana zaman kaybettirir. Kullanıcı deneyimi açısından kötü bir şey ki teknoloji devlerinin sunucularında olmayayım gideyim işte Hetzner gibi Almanya’da tamamen bu işe niş bir şekilde bunu mahremiyeti arttıran bir şekilde yapan bir hizmet alarak bunu çalıştırabilirim. Ya da şirketlersem ben ya da işte sağlık örgütleriysem burada anonimleştirme teknolojilerine birazcık daha ağırlık verebilirim. Homomorfik ve differential privacy şu an çok ciddi uygulama alanı buluyor. O yüzden şirketlerin bu tarafta ellerindeki verilerin matematiksel olarak anonim olduğunun güvencesini alıp, bunları farklı kurumlarla paylaşabildikleri, senaryolar veya kendi verilerini farklı ikincil amaçları için kullanabilecek bir hastane sağlık kuruluşu. Aslında bu mahremiyet, tatilci teknolojiler sayesinde gerçekten yepyeni bir döneme geçicek. O yüzden bunların geliştirilmesi için daha fazla mühendise daha fazla kişiye ihtiyaç var. Bu alanlarla ilgili olan bu yüzden okulların buradaki bence çok önemli ki Bilgi tam olarak bu amaç aslında Privacy Innovation yüksek lisans programını kurdu. Ve burada sadece Bilgi olarak değilde Koç  Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi böyle ortaklaşa aslında noktadayız.

Okşan Gülşen Uz: Benim sorularımın sonuna geldik. Eklemek istediğiniz herhangi bir şey var mı? Programımızın sonuna gelmişken Mert Bey?

Mert Can Boyar: Açık veri tarafına çok hızlı değinebilirim çünkü açık veri gerçekten özellikle Avrupa komisyondan çıkan taslak sağlık uzamı tarafında bence oldukça önemli gelişmelerde. burada da inovasyon önünde gerçekten çok büyük bir engel var. O regülasyon odasında kişisel veriler bağlamında konuştuğumuz için orada kalacağım ama kişisel veriler yüzünden birçok aslında sağlık verisi, birçok farklı mobilite verisi bunlar kullanılamıyor. Bir diğer üretilemiyor. O yüzden bu biraz önce bahsettiğim mahremiyet arttırıcı teknolojilerin yaygın kullanımı ve daha erişilebilir olması aslında bu açık veri projelerinde çok daha hızlandıracak önünü açacak diyebilirim. O yüzden bu tarafta yine açık veriyle aslında yani Privacy Innovation Lab olarak bu da bizim ilgi odaklarımızdan bir tanesi. O yüzden ne zaman isterseniz iş birliği destek her zaman buralardayız efendim.

Okşan Gülşen Uz: Harikasınız çok kıymetli bilgiler oldu. Çok da akıcı bir sohbet oldu. Çok teşekkür ediyorum katkılarınızdan dolayı yine karşılaşmak üzere diyorum sağ olun hoşçakalın.

Mert Can Boyar: Görüşmek üzere sağ olun iyi akşamlar.

Paylaşın