“Mümkün olduğu kadar açık, gerektiği kadar kapalı” mottosuyla yola çıkan; açık bilim, açık erişim, açık devlet, açık veri, açık teknoloji gibi kavramları uzmanlarıyla konuştuğumuz [Açık Kürsü] program serimizin 32. bölümünde Av. Arb. Okşan Gülşen Kömürcü’nün konuğu Marmara Belediyeler Birliği Veri ve Teknoloji Merkezi Direktörü Samet Keskin idi. Bu bölümde;
– Açık Veri ve Teknoloji Derneği “Açık Veri ve Afet Çalışma Grubu” Neden Kuruldu?
– Türkiye Deprem Açık Veri Haritası Çalışması Nedir? (Amaç ve Motivasyon)
– Türkiye Deprem Açık Veri Haritası Platformu Nasıl Çalışıyor?
– Çıkan Sonuçlar Neler? (Hangi Kurumların, Hangi Verileri Var/Yok?)
– Afet Öncesi, Anı ve Sonrasında Hangi Verilere İhtiyaç Olabilir?
- Neler Yapılmalı?
Başlıklarını gündeme taşıdık.
Yeni bölümlerimizi kaçırmamak için YouTube abonemiz olabilirsiniz.
Okşan Gülşen Uz: Herkese merhaba, Açık Veri ve Teknoloji Derneğinin Açık Kürsü programına hoş geldiniz. Ben avukat, arabulucu Okşan Gülşen Kömürcü Açık Veri ve Teknoloji Derneği Genel Sekreteriyim Derneğimizin açık veri konusu ile ilgili dijital bir külliyat oluşturmak amacıyla hazırlamış olduğu bu açık kürsü programımızda açık veriyi bugüne kadar her boyutuyla konuşmaya çalıştık. Bugün Marmara Belediyeler Birliğinden çok kıymetli Konuğum Samet Keskinle Beraberiz Hoş geldiniz Samet Bey.
Samet Keskin: Merhabalar, hoş bulduk.
Okşan Gülşen Uz: Öncelikle programımıza davetimizi kırmadan katıldığınız için çok teşekkür ediyorum size. Açık veri konusunda bugüne kadar pek çok farklı konuyla ilgili konuştuk. Bugün de özellikle afetlerde Açık veri neden önemli başlığı altında konuşmak istiyoruz. Malumunuz çok kısa bir süre önce ülkemizi derinden sarsan bir deprem felaketi ile karşılaştık. Hakikaten çok yıkıcı etkileri oldu ve veri konusunu da böyle incelediğimiz verinin ne kadar önemli olduğunu fark ettiğimiz bir süreç yaşadık. Siz tabi Marmara Belediyeler Birliğinde görevlisiniz evvel Allah ben biraz sizi tanımak isterim ondan sonra da afetlerde açık veri neden önemli. Bu konu hakkında sizinle sohbet etmek isterim. Buyurunuz.
Samet Keskin: Öncelikle nazik davetiniz için ben teşekkür ederim. Samet Keskin Marmara Belediyeler birliğinde kıdemli şehir politikaları uzman olarak çalışıyorum. Aynı zamanda veri ve teknoloji merkezimizin direktörlüğünü üstlenmekteyim. 2011 yılında İstanbul Atatürk Lisesinden mezun oldum. 2016 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bitirdim. Yüksek Lisans, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Anabilim Dalı Kent Çalışmaları Yüksek Lisansımı tamamladım. Tez konumda kültür politikalarının geliştirilmesinde verinin toplanması ve yönetimi üzerineydi. Çalıştığım ilgilendiğim konular arasında veri açık teknoloji, dijitalleşme akıllı şeyler ve kültür sanat gibi konular bulunmakta. Bu kadar özetleyebilirim.
Okşan Gülşen Uz: Çok Teşekkürler. Siz zaten bütün kariyeriniz boyunca hep veri ile içli dışlı olmuşsunuz. Bu çok kıymetli bir deneyim, çok kıymetli bir birikim. Samet Bey ben hemen sorularıma geçmek istiyorum gerçekten de özellikle afetlerde açık veri neden önemli başlığı hakkında konuşmaya başlasak neler söylersiniz Efendim?
Samet Keskin: Tabi hani ben de Öncelikle Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerde 11 ilimizde hayatını kaybedenlere rahmet, geride kalanları da şifalar dileyerek başlamak istiyorum sözlerime tüm ülkemizde de tekrardan geçmiş olsun. Hani tekrardan böyle bir önemli konuda hem davetimiz için Açık Veri ve Teknoloji Derneği ekibine hem de sizlere ayrıca teşekkür ederim. Açık verinin önemini aslında birçok alan için konuşuyorduk: Ekonomi, girişimcilik, hizmetlerin kalitesinin aktarılması, katma değer üretimi gibi aslında yenilikçi teknik ekonomi gibi hep bunun öneminden bahsediyorduk ama deprem felaketini yaşayınca aslında bu gibi durumlardaki önemini de tekrar görmüş olduk. Afet ve acil durumlarda hiç olmadığı kadar önemli bir ihtiyaç haline geldiğini görüyoruz qslında açık verinin neden çünkü zamanla yarışıyoruz herkesin bu sürece katkısı, işgücüne katılımı desteği oldukça önemli bir hale geliyor ve verinin demokratikleşmesi böyle bir durumda aslında belki de hiç olmadığı kadar hayati bir rol oynuyor diyebiliriz. Genelde birçok konu için hayati rol oynuyor diyoruz ama burada belki bu kelime tam anlamını tam karşılığını gerçekten bulmuş oluyor. Yani aslında sadece deprem içinde değil. Nitekim son yıllarda olağanüstü anomali dediğimiz iklimde iklim bazı afetlerde yaşıyoruz çok fazla. Nitekim Meteoroloji Genel Müdürlüğünün hazırladığı 2022 raporunda geçtiğimiz yıl 1030 sıra dışı hava olayı yaşandığı raporlanmış. Bu aşırı hava olayları özellikle son 20 yıldır artış eğilimi de göstermekte Küresel iklim değişikliği ile birlikte bunun içerisinde seller var, heyelan var, kuraklık, dolu gibi çeşitli afetler var. Bunların sayısını arttırmak mümkün. Yani söz konusu hem acil durumlar hem de afet olunca aslında açık veri önemli bir araç olarak karşımıza çıkıyor. Nitekim aslında biz belli bir alanda çalışmayı yürütürken o alanda daha verimli bir çalışma yapabilmemiz için veri toplama süreci yaşamamız gerekiyor ve bu süreç hem zaman olarak hem finansal olarak örgütsel olarak uzun zaman, uzun efor ve uzun kaynaklar isteyen süreçlere neden oluyor. Bu açıdan bakıldığı zaman aslında açık veri daha önce toplanan verilerin tekrar kullanabilmesi yönüyle bize büyük bir kolaylık, büyük bir imkan sağlıyor. Kaynakların daha verimli kullanılmasına imkan tanıyor ve özellikle de bahsettiğim gibi bir afette acil durumda biz bu verileri toplamak için yeterli zamana ihtiyacımız olmuyor ve hazır verileri kullanmamız gerekiyor buna hazırlıklı olmamız gerekiyor. Aslında bu alanda da oldukça önemli bir sahip ve yine söz konusu aslında veri olduğu zaman ya da bir afet olduğu zaman birçok veriye ihtiyaç duyuyoruz ve açık veri aslında farklı kaynaklardan, farklı türdeki verileri bir arada görmemizi ve riskleri sıkıntıları daha iyi anlamamıza imkan tanıyor. Bu da alacağımız stratejik kararları daha doğru bir şekilde daha uygun bir şekilde daha tutarlı bir şekilde almamızı sağlıyor. Nitekim verilerimizi açtığımız zaman planladığımız hizmetleri faaliyetleri, geri bildirimler yoluyla etkinliğini ya da verimliliğin artmasına imkan tanıyoruz. Aslında kapı aralamış oluyoruz, keza yine şeffaflık ve demokratik kontrol ortamı sağlamış oluyoruz. Yani aslında buna destek sağlamak isteyenler yada vatandaş, ilgili çalışmada kullanılan kaynakların, yardımların nerede, nasıl harcandığını, neye ihtiyaç duyduğunu, nasıl daha fazla katkıda bulunabileceğini aslında görmüş olabiliyor. Onun dışında yine örneğin, yani dijitalleşme ile beraber afet ve acil durumlardaki uygulamalara, çeşitli teknolojik faaliyetlere teknik altyapı sunuyor, üretkenliği arttırıyor diyebiliriz ve yine kamu nezdinde bakarsak kamu politikalarının uygulamalarının yaygınlaştırılmasında ve artmasına zemin sağlıyor. Hani böyle kısaca özetlemek gerekirse aslında hem bir koordinasyonun sağlanması, hızlı aksiyon almasına imkan tanınması, herkesin sürece katılma ve aslında yapılan çalışmaları etkin bir şekilde takip edilebilmesi, iyileştirilmesine katkı sunulması bakımından afet ve acil durumlar için açık veri oldukça önemli diyebiliriz.
Okşan Gülşen Uz: Çok güzel özetlediniz Samet Bey, gerçekten de afet deyince tabi çok daha geniş bir perspektiften bakıyoruz aslında konulara sadece deprem odaklı düşünmüyoruz. Siz de çok güzel vurguladınız ve gerçekten de afet durumlarında eldeki veriyi nasıl efektif kullanabileceğimiz sorusuna derhal cevap bulmamız gerekiyor. Sıfırdan çalışma yapacak bir zaman yok, en etkili yaklaşımın gösterilmesi gerekiyor. O yüzden de aslında bu veri konusundaki çalışmaların afet durumlarında etkin bir şekilde kullanılabilmesi için daha öncesinde çalışmaların yapılıyor olması ve acil durumda derhal en etkin şekilde kullanılabiliyor olmasını sağlanması çok önemli. Tam da bu noktada o zaman şu soru da aklımıza geliyor. Tabii veri konusu gibi bir birikim gibi hani oya gibi böyle uzun uzun çabalarla işlenmesi uğraşılması gereken bir konu ve aslında geleceğe yönelik bir perspektifle hareket edilmesi gereken bir konu. Buna mukabil veri yetersizliğinin de böylesine durumlarda bir takım sorunlara yol açması kaçınılmaz. Bir de şeylerden bahsedelim isterseniz veri yetersizliği böylesine durumlarda hangi sorunların belki de daha da büyümesine içinden çıkılmaz güç hale gelmesine sebebiyet veriyor dersek nelerden bahsedebiliriz?
Samet Keskin: Yani belki kolay ve hazır bir cevap olacak ama hangisini büyütmüyor ki diye cevap vermek mümkün. Yani aslında mevcut baktığımız zaman aslında bu verin eksikliği ya da yetersizliği tüm mevcut sorunları derinleştiren, doğru çözümlere ulaşılmasını engelleyen bir duruma yol açıyor diyebiliriz. Baktığımız zaman aslında şöyle bir husus var; yani kısıtlı kaynaklarımız var bizim elimizde olan ve bu kısıtlı kaynakları en etkin şekilde optimum şekilde kullanmamız gerekiyor. Özel sektöründe kaynak kısıtlı kaynakları var, Kamunun da kısıtlı kaynakları var ama evet bazen daha kısıtlı ve daha sınırlı. Buradan hareket ettiğimiz zaman da aslında veri sayesinde doğru bir şekilde planlama yaparak bizim sınırsızca yağdıramayacağımız kaynakları daha uygun koşullarda daha uygun şekilde daha uygun miktarlarda yaygınlaştırmamızı ve destek vermemizi sağlıyor. Hani bir söz ölçemediğin şeyi yönetemezsin diye. Aslında elimizin belli bir konuda veri olması onu daha iyi yönetebilmemize imkan tanıyor. Hani şey örneğini vermek istiyorum hani böyle, özellikle deprem sonrasında biz de böyle ilk yardım eğitimlerini alıp böyle hani hızlandırmaya çalıştık ki yarım gün bizim başımıza geldiğinde ne gibi aksiyonları almamız lazım. Bunları öğrenmenin önemli olduğunu düşünüyoruz. İlk yardım uygulayacağımız zaman önce yapmamız gereken temel şeyler var işte. Hani çevrede ne gibi sıkıntı yatabilecek durumlar var? Hani bu kişi arabada mı yerde yatıyor mu? Çevresinde tehlikeli bir durum var mı? Önce o tehlikenin işte minimize edilmesi kişinin uygun bir yere hani alınmaya çalışılması belli bir sakattı yoksa işte bilinci açık mı, kapalı mı? Ambulansa haber verecek miyiz? Ne yapacağız gibi konularda tam olarak aslında böyle bir durum yani bir afette acil bir durum anında ne gibi ihtiyaçlar var gibi sıkıntılar mevcut. Önce mevcut durumu görmemiz lazım ki nasıl bir aksiyon almamızı kavramamız anlamamız gerekiyor. Çünkü veri olmadığını aslında sıkıntıyı fark etmek ya da sıkıntının nedenlerini belirlemek çok da mümkün olmuyor. Açık veri sayesinde aslında bu veriye erişebilerek öncelikleri belirleme, hem doğru bir müdahale planlama ve sonrasında aslında imkan ve kaynakları paylaşmaya yönelik çeşitli adımlar atılabiliyor. Nitekim mesela yaşanan sıkıntılardan birisi de şu olabiliyor: Yani hani necip milletimiz var ki aslında çok yardım etmek istiyor ama bu yardımlar uygun dağıtılamadığında yine bir sıkıntılar yaşıyoruz. Bu sebeple aslında afet bölge insanların nerede konumlandığı, kimin ne gibi ihtiyaç olduğu, sosyo ekonomik kırılganlıkların nerede yüksek olduğu gibi çok boyutlu, çok disiplin arası çeşitli verileri elimizde bulundurmamız ve bu eksiklikleri giderek aslında daha kanıta dayalı veri odaklı politikaların üretilmesi gerekiyor.
Okşan Gülşen Uz: Aslında ben olduğumuz bir sonraki sorumu da cevaplamış oldunuz Samet Bey. Çünkü bir sonraki sorum da şeydi hani şimdi böyle afet zamanlarında genellikle biz afet olma anı ve sonrasına odaklanıyoruz Ama aslına bakarsanız hani veri etkisi bakımından baktığımızda bir öncesi var bir afetin gerçekleşme anı var ve ondan sonrasında bir de sonrası var aslında. Verinin ihtiyaç duyulduğu aşamalar ya da verinin kullanım alanları bu yaklaşımlara göre öncesi anı ve sonrasına göre farklılık arz ediyor. Az önce sizin ifade ettiğiniz gibi yani gerçekleştikten sonra ona yardım yapmak yardım yetiştirmekle ilgili yaklaşım başka bir veri kategorisini belki gerektiriyor. Deprem anında olası riskler ya da buna nasıl en uygun müdahilin yapacağının bilinebilmesi başka bir veri kategorisini bilmeyi gerektiriyor ve az önce söylediğiniz iklim krizi de dahil olmak üzere öncesinde hangi risklerle karşı karşıyayız. Bunu bilmek bizim açımızdan fayda sağlıyor. Hemen diğer soruma geçmek istiyorum: müsaade ederseniz siz de Marmara Belediyeler birliğindesiniz. Gerçekten burada hem merkezi hem de yerel yönetimlerin bu konuyla ilgili tabi çok kıymetli, çok etki yaratıyor, fark yaratıyor. Peki bu çalışmalar ne aşamada? Böyle Kabaca bize bu konularla ilgili biraz bilgi verebilir misiniz?
Samet Keskin: Tabii ki. Hani ben birazdan hem bu afet öncesi esnası ve sonrasını şeyden alarak bu soruya cevap vermek isterim. Eğer mümkün olursa yani size çok güzel ifade etimiz aslında afet yönetimi dediğimiz üç aşamayı barındırıyor. Yani hem öncesi hem anı ve sonrasını barındırıyor. Eğer bir deprem sonrasında biz bir yardımcı olsak aslında afet yönetimi kriz yönetimi oluyor diyebiliriz temel olarak yani aslında bizim deprem öncesinde ya da bir acil durum afetten öncesinde yapmamız gereken çalışmaları yaptığımız zaman sonrasında yapacaklarımıza kıyasla kayıplarımız daha az oluyor hem maddi kayıplarımız hem manevi kayıplarımız için geçerli. Maddi kayıplarımızı yine bir şekilde geri döndürebiliyoruz ama özellikle manevi kayıplarımızı geri döndürmemiz ne yazık ki çok mümkün olmuyor. Sizin de bahsettiğiniz gibi hem işte merkezi yönetimin hem de yerel yönetimin bu konuda yaptığı çeşitli çalışmalar var. Örneğin işte Türkiye Afet Müdahale Planı, Türkiye Afet Azaltım Eylem Planı ya da İllerde Risk Azaltım Planı gibi çeşitli merkezi tarafından yapılan çalışmalar var. Biraz da böyle bu çalışmanın aslında hepsi ciddi verilerin elde ederek yapıldığı düzenlendiği ve buna yönelik aksiyonların alındığı çalışmalar. Hani Biraz açık veriler nezdinden ilerliyor olursam hani böyle özellikle belediyelerden başlamak isterim. Hani belediyelerde bu konuda önde ve öncü olan kurumlar var aslında açık veri çalışmalarına yeni başlayan kurumlar var ve yavaş yavaş bu farkındalığın giderek arttığını söyleyebilirim. Açık veri konusunda halihazırda çalışma yürüten belediyeler vardı. Deprem ve afet öncesinde bu süreçte aslında daha da hızlanarak artacağı kanaatindeyim. Örnek vermek gerekirse İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Balıkesir, İzmir, Bursa, Konya, Ankara, Ordu Gaziantep ve Kayseri Büyükşehir Belediyelerin açık bir portalları var. Onun dışında İlçe belediyelerinden de Küçükçekmece, Beyoğlu ve Tuzla ilçe belediyelerinde açık veri portalları platformları var. Aslında baktığımızda bu sayı ilk başta 1’di sonra 4 oldu 7 oldu şimdi 12 oldu. Belediyelerin hem sayısı hem de belediyelerin burada sunmuş oldukları açık veri setlerindeki çeşitlilik giderek artıyor. Nitekim aslında afetle beraber afetler esnasında kullanabilecek verilerin de giderek daha fazla açık veri platformlarında belediyeler tarafından yer bulacağı kanaatindeyim. Önemli gördüğüm bir diğer hususta aslında buradaki verilerden hareketle kent politikalarına yönelik çeşitli problemleri ve bunların çözümlerine yönelik veri odaklı kanıta dayalı bir şekilde politika, proje ve faaliyetlerinde üretilebiliyor olması. Bu platformlarında aslında başta sayısı 1’di 4 olduğu 7 olduğu 12 doğru gidiyor. Sadece belediyelerin sayısı değil Belediyelerin burada sunmuş oldukları açık veri setlerinin çeşitliliği ve sayısında da bir artış yaşandığını görmekteyiz. Nitekim aynı zamanda belediyeler kendi platformlarında bazı alanları açarak kullanıcıların da çeşitli verileri buradan talep edebilmelerine yönelik çeşitli çalışmalar da yürütmekteler. Onun dışında belediyeler buradaki verilerden ve aslında katılımcılarına vatandaşlarına sundukları diğer verilerle İdeaton, Hecaton, Mepaton gibi çeşitli çalışmalar da yürütüyor. Bu da aslında oradaki verilerin kullanılmasına ve bir değere dönüşmesine imkân tanıyor. Özellikle yaşadığımız deprem felaketinden sonra da belediyelerin yaptıkları bu çalışmaların biraz daha afet öncesi esnası ve sonrasına yönelik çalışmalara odaklandıklarını ve bunları önceliklerini söylemek mümkün. Bu da kentteki problem ve krizlere çözüm sunduğu kadar katılımcılık süreçlerine de katkı sunması açısından oldukça önemli. Yani aslında kente dair kararları bu alanda söz sahibi, bu alan üretmek isteyen, katılmak isteyen kişilerle birlikte alıyorlar. Buradan tabii elde edilen çıktılar ne kadar sonuçlara etki ediyor? Tabi burayı her zaman tartışabiliriz ama böyle çalışmaların olması da yine hem farkındalık yaratmak. Gençlerin arasında bu alanda düşünenlerin arasında bu alanda çalışanlar için üretmek isteyenler için bir diyalog zemini oluşturmak açısından oldukça önemli. Kısaca böyle merkez yönetimi açısından baktığımız zaman şu anda hani TUİK zaten en önemli veri kaynağımız. Onun dışında yakın bir zamanda çevre şehircilik bakanlığı Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından da orada bulunan Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü yönetiminde Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi çalışması gerçekleştirildi ve Atlas Platform üzerinden çeşitli verileri mekansal bazlı olarak orada görüyoruz. Yine Yüksek Seçim Kurulunun hani biraz seçim yaklaştığı için söyleyebilirim açık veri konusunda yaptığı ve geçmiş seçimleri, sonuçlar veri setleri mevcut. Bu şekilde özetleyebilirim.
Okşan Gülşen Uz: Evet çok doğru söylüyorsunuz. Hakikaten gündemdeki konulara göre de aslında bütün bunların ne kadar hayatımızın içinde önemli olduğunu fark ediyoruz. Bu esnada aslında sizde bir ölçüde değindiniz. Bu gönüllük esaslı toplulukların hani afetlerde açık veriyi nasıl kullanabileceği ile ilgili de özellikle kamunun ve yerel yönetimlerin elindeki veriler de bu anlamda çok daha farklı bir içerik ve aslında etki yaratıyor diyebilir miyiz?
Samet Keskin: Tabii ki kesinlikle. Yani demin de bahsettik aslında afet anlarında veri üretmek, sıfırdan veri toplamak çok mümkün değil. Bu süreci bu şekilde yönetmek çok gerçekçi hızlı ya da etkili bir çözüm de değil. Yani aslında bu sebeple hazır ve açık verilerden hareket etmek daha makul. Normal şartlar altında bile bu veri toplama süreçlerinin ne kadar zor ve meşakkatli olduğunu düşündüğümüzde aslında böyle günlük esaslı toplulukların önemi daha da ön plana çıkıyor. Nitekim aslında bu sayede katılımcı bir şekilde siz veri toplayabiliyorsunuz ve toplanmış olan hazır veri ortak bir şekilde işleyip ve bunu çeşitli çalışmalar yapabiliyorsunuz. Nitekim aslında deprem esnasında ne gördük, Twitter’dan canlı veri çekerek nerede insanların ihtiyaç duyduğunu, neye ihtiyaç duyduğunu, enkaz altında kalma gibi durumların nerelerde yoğunlaştığını görmüş olduk. İşte deprem.io gibi ihtiyaç haritası gibi sivil toplum odaklı çok hızlı aksiyonu olan çeşitli çalışmalar yürütüldü ya da yer çizenler gibi kurumların openstreetmap ile, afetlerin nerede olduğunu katılımcı bir şekilde haritaladıklarını ve aslında bu alanda çalışmalar yürütenlere katkı sağladığını gördük. Aslında sadece bu çalışmalar kişilerin hayatta kalabilmesi için de değil. Bu alanlarda yani kendi gönüllü oldukları konularda çeşitli çalışmalar yapıldığını da görmek mümkün. Nitekim aslında binaların risk durumlarını altyapıların kırılganlıklarını, sosyo ekonomik açıdan kırılgan grupların nerede kümelendiğini ya da mevcut kültürel mirasın ne şekilde zarar gördüğünü, nelerin konup, nelerin konulmadığına, ihtiyaçların nerede nasıl yoğunlaştığını görmemiz mümkün oluyor. Yani aslında herkesin ilgilendiği farklı bir alan var toplumda ve hazır bugün illeri kişileri bulmuşken onların yardımlarını, becerilerini, bilgi birikimlerini networklerini kullanmak oldukça önemli. Normalde bunlar belki de yüksek danışmanlık bedeli alıp alamayacağınız hizmetler onlar hazır bu katkıyı sağlıyorken buna istekliyken hem deprem anında hem de diğer konularda birçok konuda açık verinin sunuluyor olması ve açık bir şekilde süreçlere dahil olabilmesi bu kişilerin oldukça önemli. Son olarak şunu söyleyeyim nasıl ki veri bir bilgi ve değere dönüştürüldüğünde anlam kazanıyor diyorsak, aslında topluluklarda harekete geçebildiğinde ve etki yaratabildiğinde anlam kazanabiliyor. Aslında bunun olabilmesi için de ilgili toplulukların ihtiyaç duydukları alanlardaki verilere ulaşabilmesi oldukça önemli. Afet gibi durumlarda da yeniden veri toplama süreçleri o kadar hızlı gerçekleştiremeyeceği için açık veri burada yine çok hayati bir role sahip oluyor.
Okşan Gülşen Uz: Çok haklısınız aslında benim de son sorumda hem program süremizin sonuna geldik gerçekten de çok öğretici bir süreç oldu bizim açımızdan tabii ki böyle bir şeye hazırlıklı olabilmek mümkün değil ama gerçekten hem imkan kabiliyetler hem de nelerin farklı yapıldığında bir etki yaratabileceğini sizin de ifade ettiğiniz gibi görmüş olduk. O zaman çok kısa bir özetlemek gerekirse bu son yaşadığımız deprem felaketinde açık veri daha etkili bir şekilde kullanılabilseydi ya da belki daha hazırlıklı olunabilseydi. Bu konuyla ilgili olarak nasıl farklar yaratılabilirdi neler söyleyebiliriz? Birkaç cümle ile.
Samet Keskin: Yani tabii çok büyük bir felaketten bahsediyoruz aslında yani açık veri tek başına bunu çözebilir miydi? Yani hiçbir şey bunu tek başına çözemezdi muhtemelen ama açık veri daha böyle etkin bir şekilde kullanabiliyor olsaydık, daha verilerimiz açık bir şekilde inanıyor olsa olabilseydi ya da bu dijitalleşme süreçlerini daha hızlı bir şekilde gerçekleştiriyor. Olabilseydik belki de daha hızlı bazı konularda aksiyon alıyor olabilirdik. Ya şöyle bir şey söyleyeyim, yani o kadar acı bir boyutu var ki işin aslında yani çok büyük bir kayıp ve yıkım yani. Nitekim aslında şunu görüyoruz: hani merkezi yönetimde yerel yönetimlerde görev alan ve olası bir depremde hizmet sağlamakla görevli mükellef olan kişilerin bu büyük karşısında hayatını kaybettiğini görüyoruz aslında. Yani burada aksiyon alması gereken kişilerin denklemden düştüğünü ve herkesin çaresiz kaldığını gördüğümüz bir durum var. Bu veriler için de böyle aslında. Yani hani sizin bir kamu binanız çöktüğü zaman aslında verileriniz elinizde tuttuğunuz veriler kaybolup gidiyor ve aslında siz nerede nasıl bir vatandaşınızın, nasıl bir yapısı var, nereye yardım götürmeniz lazım, Nasıl bir aksiyon almanız lazım bunları göremeyebiliyorsunuz ya da aslında nerede binalar daha eskiydi, nerede yıkılma, daha fazla durum sağlanabilir, neden olabilecek yapılar vardı? Altyapınız nerede kümeleniyor falan bunlar bilemiyorsunuz ama halbuki aslında açık biri belki hani daha yaygın bir şekilde kullanıyor olsa da geliştirilirse. Ülkemizde bu gibi riskli durumlarda da hem verilerin yedeklenmesi hem de aslında bu konuda katkı sağlamak isteyenlerin ya da diğer belediye gibi kamu kuruluşların daha hızlı aksiyon alabilmelerine imkan tanıyabilirdi belki bu durum tabii hani sahada bunu deneyimleyen arkadaşlarımızdaki arkadaşlarımız daha da yararlı çalışmalar ve doneler bize sunacaktır. Nitekim aslında belediyelerin farklı belediyelerin bu alanlarda yine görevlendirildiğini ve burada hizmet ürettiğini görüyoruz. Bu hizmetlerin hız daha hızlı ve etkili bir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlayabilirdi gibi. Yani bu bir ekosistem aslında. Hani bu tek başına merkezi yönetimin, yerel yönetimin toplumun yapabileceği bir şey. Hepimizin elini taşın altına koyarak bu farkındalığı arttırarak elimizdeki kamu verilerinin demokratikleştirilmesi ve açılması, kamunun da buna ilgi gösterip bunu çeşitli çalışmalar yürütüp, bunlardan bir değer üretmesi gerekiyor yani hani açıkçası bu sizin yaptığınız çalışmaları da oldukça önemsiyorum ve faydalı görüyorum. Çünkü hem toplumun nezdinde hem kamu nezdinde bir farkındalık artırıcı ve bu alana dahil edilmesi gereken konuların ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyorsunuz. Bu olumlu bir ivme yakaladığımızı söyleyebilirim. Gelişerek daha da iyi bir şekilde gideceğimizi söylemek mümkün diye sözlerimi tamamlayabilirim.
Okşan Gülşen Uz: Çok çok teşekkür ederim Samet Bey gerçekten hem çok akıcı hem de çok bilgilendirici bir sohbet oldu. Ben tekrardan davetimizi kırmadığımız için bugün bizimle birlikte olduğunuz için size çok çok teşekkür ediyorum. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Evet başka bir açık kürsü programında da görüşmek üzere diyorum. Hoşça kalın.
Samet Keskin: Çok sağ olun. görüşmek üzere.